E: info@herkesicinmimarlik.org

senlik1
senlik2
senlik4
senlik5
senlik10
senlik11
senlik12

On ay önce Başbakan Tayyip Erdoğan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, seçimler öncesi yaptıkları basın toplantılarında Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi’ni büyük bir heyecanla halka duyurdu. Proje İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından oy birliği ile onaylandıktan sonra, İstanbul İki Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından da “plan tadilatı” adı altında yine oy birliği ile kabul edildi.

Basın toplantılarında açıklanan Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi’nde; Gümüşsuyu, Sıraselviler, Mete, Tarlabaşı ve Cumhuriyet Caddelerinin dahil olduğu 7 ayrı noktadan açılacak olan dalış tünelleri ile trafik yeraltına alınarak Taksim Meydanı’nın tamamen yayalaştırılması isteniyor. Projenin uygulamasına yönelik detaylı tek bilgi, basına dağıtılan videodan edinilebiliyor. Bu da proje ile ilgili spekülasyonlara sebep oluyor. Söz konusu videoda, dalış tünellerinin açıldığı noktalarda mevcuttakinden bile daha az yaya yolu önerildiği, şu anda Gezi Parkı’nın bulunduğu yerde ise Topçu Kışlası’nın yeniden yükseldiği görülüyor. Gezi Parkı’ndaki ağaçların, bankların ve çocuk oyun alanının ise tamamen kaldırılması öneriliyor.

Kentin neredeyse “her şeyi” olan Taksim Meydanı’nın bu denli büyük bir değişime uğrayacak olması ve bu sürecin hiçbir aşamasında kentlinin görüşüne başvurulmaması, ilgili sivil toplum kuruluşlarını ve platformları harekete geçirdi. Harekete geçen sivil toplum örgütlerinden bir tanesi de kentlerde karşılaşılan sosyal sorunlara mimarlık bağlamında çözümler üretmeyi amaç edinmiş olan Herkes İçin Mimarlık Derneği.

Dernek, işte tam da bu nedenle “herkesin” bir söz hakkı olması gerektiğini düşünmekte. Bu kapsamda Taksim Meydanı’nın bir meydan özelliği barındırmadığını ve Gezi Parkı’nın ise kullanılmadığını beyan ederek meşrulaştırılan proje süreci, derneğin organize ettiği Herkes için Taksim Atölyesi kapsamında tartışmaya sunuldu ve akabinde bu tartışmalar Geleneksel Gezi Parkı Şenlikleri’nin ortaya çıkmasını sağladı.

“Yiyecek ve içeceklerinizi, Toplarınızı, İplerinizi Unutmayınız!” sloganıyla ilk kez 4 Mart Pazar günü gerçekleştirilen Birinci Gezi Parkı Şenliği’ne yaklaşık 200 kişi katıldı. İkincisi 11 Mart, üçüncüsü ise 25 Mart Pazar Günü gerçekleştirilen Şenlik, böylece gelenekselleşme yolunda ilk adımlarını da atmış oldu.

Şenlikler dahilinde; çeşitli sanatçıların etkinliklerinin yanı sıra, park sakinleri ile yapılan görüşmelerde park sakinlerinin fikirleri soruldu, oyunlar oynandı, çocuklara ve yetişkinlere yönelik atölye çalışmaları yapıldı. Geçtiğimiz Pazar günü de beşincisi gerçekleştirilen Gezi Parkı Şenlikleri;

Şimdiye kadar Taksim Meydanı’nı aktif olarak kullanıp da Gezi Parkı’na o ya da bu nedenle bir türlü yolu düşmemiş kişilere, Gezi Parkı’nın da “kullanılabileceğini” gösterdi.

Kamusal alanların “kentin farklı kullanıcılarını bir araya getirme” hedefini hayata geçirmiş oldu.

Gezi Parkı’na, kentsel yaşam alanlarının geleceğine dair derdi olan insanları bir araya getiren ve aralarında etkileşim oluşturan bir platform kimliği kazandırdı.

“Gezi Parkı’nın gündelik hayatımızdaki yeri nedir?” sorusunu gündeme getirdi.

Derneğin ve şenliklerin amacı; plana itiraz süreci her ne kadar yasal olarak sonlanmış olsa da bu yolla projeye ve sonuçlarına dikkat çekmek; burayı canlı ve kamuya ait bir “ortak alan” olarak kullanmaya devam etmek.

Bu oluşum ile sadece Gezi Parkı özelindeki problemi işaret etmek için değil; kentte var olagelen diğer problemlere de sesini yükseltmek isteyenlere ancak inisiyatif alarak ve harekete geçerek söz hakkı sahibi olabileceğimizi ve hepimize ait olan bir kenti yine hep beraber konuşarak ve tartışarak şekillendirmemiz gerektiğini göstermek için yola çıkıyoruz.

Herkes İçin Mimarlık Derneği’nin başlattığı ancak artık daha geniş bir kitle tarafından sahiplenilen Şenlikler, gerek bir bütün olarak Beyoğlu’nun mutenalaştırılması sürecine işaret eden ve bu süreçten rahatsızlık duyan birlikteliğin yayılıp ilerlemesi adına gerekse de Taksim Meydanı için düşünülen projeye yerinden bir cevap üretme fikriyle umut verici olmaya devam ediyor.

Yemek, içmek, sohbet etmek, dans etmek, şarkılar söylemek, uçurtma uçurmak için; Taksim için!
Gezi Parkı Şenliklerine davetlisiniz!