E: info@herkesicinmimarlik.org

e
t
g
k
c
v
u
s
p
o
af

4 Eylül 2013 Çarşamba günü, Seferihisar Çocuk Belediyesi ile bir atölye çalışması gerçekleştirmek üzere Herkes İçin Mimarlık Derneği adına Didem Veryeri, İrem Sönmez, Ceren Sözer, H. Cenk Dereli ve Emre Gündoğdu Seferihisar’daydı.

Bu atölye, derneğin Seferihisar Belediyesi ile doğrudan katılımcı süreçlerle tasarlanacak kamusal alanlara dair gerçekleştireceği çalışmaların başlangıcı niteliğinde, çocukları bu süreçlere dahil etmenin denemesi olarak gerçekleştirildi.

Çocuk Belediyesi, Seferihisar Belediyesi tarafından şöyle tanımlanıyor:

“Çocuk Dostu Kentler Projesi kapsamında oluşturulan Seferihisar Çocuk Belediyesi Seferihisar Belediyesi ile işbirliği ile eşgüdümlü çalışmalar yapmayı öngörmektedir. Seferihisar Çocuk Belediyesi kendini ilgilendiren konularda fikrini özgürce beyan etme ve yine kendini ilgilendiren konularda karar alma mekanizmalarını kullanabilme hakkına sahiptir.”

Seferihisar’daki Çocuk Belediyesi binasında etkinlik sorumlusu Mehmet Kuzu ile buluşup, gerekli malzemeleri kontrol ettikten sonra, Sığacık’a hareket ettik ve Sığacık Kale içinde katılımcı çocuklarla buluştuk.

Ege’nin sıcak öğle güneşinin altında, Sığacık’ın dar sokaklarındaki gölgelere sığınarak, çocukların heyecanını ve çekinikliğini biraz kırmak için tanışma oyunları oynadık. Oyunun başlattığı konuşmalar içinde, “Mimar kime denir? Ne iş yapar? Tasarlamak nedir? Ne tasarlamak isterdin?” gibi sorularla onları konunun içine çekmeye çalıştık.

Mimarlık, tasarlamak üzerine onların fikirlerini aldıktan sonra incir ağaçları altında kurulan çalışma alanında, çocukları farklı yaş gruplarını içeren karma üç gruba ayırdık ve nasıl bir etkinlik yapacağımızı çocuklara anlattık.

Yanımızda getirdiğimiz küp şeker ve karton kutuları çocuklara gösterip, karton kutular ile küp şekerler arasında bağlantı kurmalarını istedik ve küp şekerleri gerçek boyutta bir şey hayal etmek için bir araç olarak kullanmalarını istedik. Farklı boyutlar arasında oransal geçişler yapabilecek şekilde hayaller kurmaları ve gerçek boyutta üretecekleri bir ‘şeyi’ maketini yaparak tasarlamalarını sağlamak istiyorduk.

Yapıştırıcı, küp şeker, bant, boya kalemleri gibi malzemeleri masalara dağıttıktan sonra onlardan
yanında durulacak, altına girilecek içinden geçilecek bir ‘şey’ yapmalarını istedik.

Başlangıç olarak her çocuğa 10 adet küp şeker verip, yapıştırıcı ile deneyler yapmalarını sağladık. Sonra onları küp şeker kullanımında serbest bırakıp diledikleri tasarımı denemeleri için serbest bıraktık.

Onlar bu malzemeler ile oynarken, geometri, malzeme özellikleri, yapıştırma şekilleri, sağlamlık gibi maket özelliklerini ve üstüne çıkma altına girme gibi kullanım özelliklerini konuştuk. Masalardan sorular yükselirken tek tek ilgilendiğimiz çocuklar ile yaptıklarını evire çevire farklı bakış açılarına kapılar açacak sohbetler yaptık.

Yürütücüler tarafından sorulan, “Bu ne? Nasıl bir şey? Bununla neler yapıyorsun? Bu küplere tırmanabilecek boyda olsaydın, nasıl hareket ederdin?” gibi hayal kurdurtucu, akılda canlananı söz ile tasvir ettirici sorularla, üçüncü boyutta düşünmelerini teşvik ettik.

Çocuklar küp şekerlerle yarattıkları ile tatmin olduklarında onlara beyaz dosya kağıtları dağıttık.
İkiye katlanan kağıtların bir yanına kendi yaptıklarını diğer yanına solundaki arkadaşının yaptığını çizilmesi istedik. Çok güzel çizimler yapmanın amaç olmadığı, küp şekerlerle yaptıklarını kağıt üzerinde diledikleri şekilde çizerek yazarak olabildiğince iyi şekilde anlatmaya çalışmalarını istedik. Amaç çocukların yaptıklarını kağıt üzerinde kalemleri kullanarak çizip yazarak farklı bir anlatım diline aktarmalarını sağlamaktı. Arkadaşlarının yaptığını tasvir etmeleri de üzerine düşünmedikleri sadece gördükleri bir şeyi nasıl algıladıklarını ve tarif ettiklerini görmek için yapıldı.

Çizimlerde, küp şekerden yaptıkları maketleri hayal ettikleri boyutta ve kullanımda göstermeleri istendi. Yani eğer üzerine çıkılan bir şey ise, ağaçların ortaasında duruyorsa, bunların da çizimde belirtilmesi teşvik edildi. Sorularla fikirlerin ilerletilmesi sağlandı.

Sadece bakarak çizenler, kağıt üzerine şekerleri koyup üzerinden çizenler, sadece yaptıklarını çizenler, yaptıklarını hayalllerin içine karıştıranlar…

Herkes yanındakine yaptıklarını gösterdikten sonra, kutuları kullanarak büyüğünü yapmak için her gruptan bir adet küp şeker maket seçmeleri istendi.

Tasarımcısının pirana adını verdği soyut bir balık, havaya asılıp arkasına geçilip hep beraber poz verilebilecek bir çerçeve ve ayakta duracak bir robot grupların seçtiği tasarımlardı.

Beraber iş üretmek, yardımlaşmak, biçimsel uygunluklar yaratmak, temel tasarımsal dürtüleri geliştirmek, maket ölçeğinden gerçek ölçeğe geçmek, malzeme performanslarını öğrenmek, tasarımı var etme sürecini deneyimlemek…

Tasarımlar kutuların birleştirilmesiyle tamamlandığında, farklı renkte ve üzerinde farklı yazıların olduğu kutuları renk ve desenler ile birleştirmek için boyama işlemine geçildi. Çocuklar önlüklerini giyip, kutuları nasıl boyayacaklarına karar verdiler ve tasarımlarını son hallerine getirdiler.

‘Siz bir daha gelecek misiniz?’ ‘Bu etkinliğe iyi ki gelmişim’ diyen çocukların, sıcak altında hevesle çalışmalarından ve boyaya bulanıp yaptıklarını en güzel şekilde sonlandırmaya uğraşmalarından dolayı keyif aldıklarını söylemek abartı olmaz.

Akşam saatinin yaklaşmasından ve boyanan kutuların hemen kurumamasından dolayı yaptıkları ile çok oynamaya zamanları kalmayan çocuklarla vedalaşmadan önce tasarımları ile beraber bir anı fotoğrafı çekildik.

Etkinliğe katılan yürütücüler olarak, temel tasarım yaklaşımlarının, çocukların hayalleri ile birleşerek, onları bir şeyi düşlemekten yapar konuma kolaylıkla nasıl getirdiğini, onların zaten içinde olan yaratma ve üretme itkilerini nasıl desteklediğini bir kez daha görmüş olduk.

Tarifli konular değil serbest çağrışım üzerinden çocukların hayal güçlerini serbest bırakmak,
böylece daha önce tariflenmiş olana değil, herkes için yeni olana ulaşmanın yolunu açmak etkinliğin esas fikriydi.

Farklı ölçekler arasında geçiş yapmak, el becerisi kullanarak malzemeleri işlemek ve bir şeyi var etme coşkusu uyandırmak gerçekleştirilmesi amaçlanan hedeflerdi.

Bizce bu etkinlikte ortaya çıkan ürünler ve enerji, çocukların kendi mahalleleri için kuracakları hayallerin gerçekletirilmesiyle, her yaştan kentlinin keyifle deneyimleyeceği özgün tasarımların ortaya çıkacağına dair bir gösterge.

Çocuklara daha çok imkan ve ortam sağlayarak onların yaşadıkları yere müdahale etmeleri, onu iyileştirmek ve değiştirmek için sorumluluk almalarını sağlamak, yaşadıkları alanı sahiplenmelerini ve aidiyet hislerini arttırmak gerek.

Çocuk Belediyesi etkinlikleri ve vizyonu ile böylesi bir ortamı onlara sağlayacağını gösteriyor.

Herkes İçin Mimarlık olarak atölyenin gerçekleşmesindeki katkı ve desteği dolayısıyla Seferihisar Belediyesi ve Belediye Başkanı Tunç Soyer’e teşekkür ederiz.