him-loader

Yerleşke

Etkinlikler
Paylaş:

Kiminle: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Bademlik Festivali Ekibi ve üniversite öğrencileri
Ne Zaman: 2021

2018 yılında Kerem Erginoğlu ile birlikte 16. Uluslararası Mimarlık Sergisi Venedik Bienali Türkiye Pavyonu Vardiya projesi kapsamında “Uçsuz Bucaksız Azınlık” isimli bir atölye gerçekleştirmiştik. Konut meselesini sosyal ve toplu konut çerçevesinde araştırmaya, 2020 yılında Nevzat Sayın’ın pandemi döneminde ‘’evin halleri’’ üzerine kullanıcı perspektifinden düşünmek çağrısına güncel dönemin sözünü ettiğimiz sosyal ve toplu konutların kullanıcılar üzerindeki yansımalarını araştırmaya devam etmiştik. Bu serinin üçüncü ayağı ise 9-11 Temmuz 2021  tarihlerindeki Bademlik Tasarım Festivali’nde yürüttüğümüz Yerleşke isimli atölye oldu. Atölyede katılımcılar ile farklı lokasyonlardaki  organik biçimde gelişmemiş sosyal ve toplu konut alanlarının ortaya çıkış süreçlerini ve bu yapıların kullanım süreçlerinin izini sürmeye ve bunları belgelemeye çalıştık. Herkes İçin Mimarlık’ın konut araştırmalarının bir devamı olan üç günlük  atölyede, çevrimiçi haritalar, sosyal medya kanalları gibi dijital araçlar kullanarak yapılacak deşifre ve iz sürmeler eşliğinde,“yer”i, “yerleş”meyi ve “yerleşke”yi sorgulamak için kılavuzlar ya da oyunlar gibi ifade teknikleri ile üretilmesini hedefledik.

Doğal afetler sonrası köylerde ızgara plan sistemine oturtulmuş çevresiyle ilişki kurmayan prefabrik yapılar; ticari amaçla ormanın ortasına konumlandırılmış aynı büyüklükteki yapı adalarına sahip birbirinin kopyası şatolar; bağlamdan uzak ya da uzak bağlamlar üretmeye çalışan yapılara odaklanan atölyede, katılımcıların kendi oturduğu bölgelerden yola çıkarak çeşitli coğrafyalardaki konut alanlarını google haritalar üzerinden gezerek keşfetmeye, anlamaya ve bu yapıların izini sürmeye çalıştık. Sosyal ve toplu konutların tarihsel süreç içerisinde yer ve bağlam ile kurdukları ilişkileri  tartışan ve bu yapıların kullanıcılar üzerindeki yansımaları, mimarlık ve konut ilişkisi, konut politikaları, konut üretiminin ekonomik ve politik süreçleri ve pazarlama stratejileri üzerine tartışmalar yaptık.

Aciliyet, ihtiyaç ve keyfi başlıkları altında üretilen konutları deşifre ettiğimiz çalışmada, kullanıcıların konut ile olan  ilişkilerini nasıl şekillendirdiği, bağlamından kopuk yalın bir ilişki kuran bu yapıların sürdürülebilirliği ve bu konutların üretimine etki eden ekonomik ve siyasi politikalara etki eden faktörleri tartıştık.

‘’Yerleşke’’ atölyesine bizi davet eden Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Bademlik Festivali Ekibine, birlikte verimli bir şekilde çalıştığımız tüm atölye katılımcılarına teşekkür ederiz.

Atölyedeki üretimleri içeren kitapçığa buradan ulaşabilirsiniz.

Atölyedeki her bir çalışma hakkındaki yazıları ise aşağıda okuyabilirsiniz:

YERLEŞKE

Herkes İçin Mimarlık olarak Bademlik Festival Ekibi ile yürüttüğümüz 9-10-11 Temmuzda gerçekleşen ‘’Yerleşke’’ atölyesinin konut konusunu ele alışı ‘’aciliyet, ihtiyaç ve keyfi’’ olmak üzere üç ana başlık altında toplandı. Başlıklar hakkında örnekler üzerinden yaptığımız tartışmalarda ‘’Aciliyet’’ başlığı Erzurum, Hınıs, Ketenci ve Muş, Varto ilçesinin köylerinde yer alan toplu konutlar yer, bağlam ve kullanıcı açısından inceledik. Deprem sonrası üretilen konutların üretiminde etkili olan ekonomik ve politik faktörler, pazarlama stratejilerini ele aldık. ‘’İhtiyaç’’ başlığı altında Düzce Umut Evleri, İstanbul Hadımköy ve  Çorum TOKİ yapıları süreçlerini tartıştık. Düzce Umut Evleri sürecinde, Düzce depreminden sonra ortaya çıkan yerel örgütlenmelerden yola çıkarak kullanıcıların mekan ihtiyaçlarının üretilen bu yapıları nasıl dönüştürdüğünü inceledik. Sosyal ve toplu konutların merkezden uzak yerlerde konumlandırılmasının pazarlama stratejileri üzerindeki etkilerini tartıştık.  ‘’Keyfi’’ başlığı altında ise Muğla, Datça Aktur tatil sitesi ve Mudurnu’da şato görünümlü evlerin yer aldığı yarım kalmış Burj Al Babas sitesindeki konutlar deşifre edildi. Aktur tatil sitesinin sahil kenarında konumlandırılışı ve bu konumlanışın kullanımı üzerine yansımaları olumlu yönden ele alınırken, Burj Al Abbas’ın bağlamsızlığının izi hakkında sosyal medya paylaşımları üzerinden incelendi. Ele alınan başlıklarda üretilen yapıların çoğunda kullanıcı üzerinde olumsuz etkileri görülse de, bazı yapıların yer ve bağlam ile kurdukları güçlü ilişki sonucu kullanıcı üzerindeki olumlu etkilerini gözlemledik.

Atölye sırasında sosyal medya kanalları gibi dijital araçlar üzerinden yapılan farklı farklı bölgelerin deşifre ve iz sürmelerin sonucunda ‘’TOKİ’Nİ BUL’’ adlı animasyon hazırlanmıştır. Bu animasyon hazırlanırken ele alınan örnekler üzerinden incelenen sosyal ve toplu konutların üretiminde yer alan pazarlama stratejileri ,konumlandırıldığı alanlar ve ekonomik ve siyasi kaygılar baz alınmıştır. Animasyonda ki asıl amaç şehir, yeşil alan, mimarlık ve konut ilişkileri üzerine kullanıcıları düşündürmek ve anlamaya çalışmalarına yardımcı olmak için bir kılavuz üretmektir.

Yapılan tartışmalar sırasında gündeme gelen su altında kalmış yerleşkelerin izleri, Batman, Elazığ, İzmir, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Malatya’daki örnekler üzerinden araştırıldı. Batman’da yer alan ve koruma alanı olarak ilan edilen Hasankeyf’in haritalar üzerinden izi sürüldü ve  sokak görüntüleri  ile desteklenerek video hazırlandı. Tarihsel bir süreç içinde ele alınan ‘’Hasankeyf’’ in sular altında kalmasının kullanıcılar üzerinde olumsuz etkileri araştırıldı. Bu faktörler yer ve bağlam açısından ele alınarak tartışıldı.

Katılımcılar yereldeki örnekler ile kalmayıp dünyanın farklı coğrafyalarındaki örnekler üzerinde konutları geniş bir perspektifte ele almaya çalıştı. Mezar-ı Şerifte yer alan yerleşkelerin okunması aciliyet ,ihtiyaç ve keyfi başlıkları üzerinden incelendi. Yerleşkelerde sıklıkla rastladığımız kubbe takıntısının kullanıcı ve yer üzerinden okumaları yapıldı. Yersizleşmenin öyküsünü karşılaştırmalı olarak ele alan başka bir çalışmada, Bursa ve Hong Kong’ta yer alan konutların konumları değiştirilerek yer ile kopuk ilişkileri deşifre edildi. Bağlamından koparılan bir konutun başka bir yere taşınmasında herhangi bir eksiklik gözlenmediği fark edildi ve bu da üretilen yapıların yer ve bağlamından ne kadar yersizleştiğinin bir göstergesi olarak karşımıza çıktı. Ayrıca Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyıları üzerinden de bağlamsızlaşma okumaları yapıldı. Bu bağlamda Mersin Silifke; Antalya Belek; Muğla Fethiye ve Aydın Didim’deki atıl tatil sitelerinin harita üzerinden konum ve durum tespiti yapıldı. Bir başka iz sürme çalışması ise Nevşehir’de kent merkezinde yerinden insanların taşındığı sosyal konutların, kullanıcıların sosyo-ekonomik yaşantıları üzerindeki etkisi üzerinden yapıldı..

Afet başlığı üzerinden yapılan incelemelerde, Van depremi sonra yerleşkelerin okunması ve deşifre edilmesi için deprem sonrası kullanıcı ihtiyacı sonucu üretilen konteyner ve konutların üretimleri ele alındı. Afet sonrası malzeme araştırması yapılarak üretilen acil sosyal ve toplu konutların neden sürdürülebilir olmadığı sorusu çalışma odağına alınarak konutların yer ve bağlam üzerinden okunması yapıldı. Deprem çadırlarının üretimindeki sorunlar konuşuldu ve deprem sonrası acil ihtiyaç doğrultusunda kullanıcılar için üretilecek birimler için çadırlardaki yapısal kumaştan yola çıkılarak doğadan esinlenip sosyal ihtiyaçlara çözüm olacak malzeme önerileri tartışıldı.. Havalandırma, ışık ve su ögeleri gibi çevresel faktörler dikkate alındı. Yurtiçi ve yurtdışındaki çeşitli örnekleri tarandı.

Burada yer alan araştırmalar ve öneriler kısa bir süre içerisinde kişisel aktarımların toplu olarak tartışılması ile ortaya çıkmış ve tamamlanmış olma iddiasında olmayan, aksine geleceğe dönük araştırma ve öneriler için altlık, kılavuz olması, ilham vermesi hedeflenen çalışmalardır. Herkes İçin Mimarlık Derneği ve atölye katılımcıları bu araştırma ve önerilere devam etme niyetindedir, dahil olmak isteyenleri her zaman beklemektedir.

Atölye yürütücüleri: Emre Gündoğdu, Feyza Çınar, Tayfun Parlak

Atölye katılımcıları: Abdul Basir Qaderi, Ayla Erdoğan, Dilara Kırcal, Merve Aras, Tuba Ölmez, Ferdanenur Kılıç, Öykü Uyar, Kübra Andaç, Bengü Şahin