him-loader

Uçsuz Bucaksız Azınlık 2

Etkinlikler
Paylaş:

Kiminle: Kerem Erginoğlu, Üniversite öğrencileri ve farklı mesleklerden katılımcılar
Ne Zaman: 2020

2018 yılında Kerem Erginoğlu ile birlikte 16. Uluslararası Mimarlık Sergisi Venedik Bienali Türkiye Pavyonu Vardiya projesi kapsamında “Uçsuz Bucaksız Azınlık” isimli bir atölye gerçekleştirmiştik.  Sosyal ve toplu konut konusunun geçmişini ve bugününü araştırıp tartışan ve geleceği hakkında fikirler üretmeyi amaçlamış olan çalışmada konu tipolojik bir yaklaşımın aksine, mimarlık ve konut ilişkisi, konut politikaları, konut üretiminin ekonomik ve organizasyonel boyutları, pazarlama stratejileri, demokratik ve katılımcı üretim imkanları üzerine literatür ve örnek araştırması, röportajlar, keşif gezileri ve tartışmalar yapılmıştı. Konut konusundaki uzun süreli araştırma hedefin yoğunlaştığı bu çalışmanın ilerleyen zamanda da devam etmesi düşünülmüştü ve bu çalışmalar düşük yoğunlukta devam etmekteydi.

Nevzat Sayın’ın pandemi zamanlarında evin halleri üzerine kullanıcı bakış açısından düşünmek çağrısına, Herkes İçin Mimarlık olarak bu çalışmalarımıza yine Kerem Erginoğlu ile devam ederek ve güncel dönemin sözünü ettiğimiz sosyal ve toplu konut kullanıcıları üzerindeki yansımalarını araştırarak dönüş yapmaya karar verdik. Konuya tipolojik olmaktan ziyade çalışan kesimin evle ilişkisi üzerine yaklaşmayı düşündüğümüz çalışmada, kullanıcıların evlerini ihtiyaçları çerçevesinde nasıl dönüştürdükleri, bu dönüşümde rol oynayan nesnelerle ilişkilerini, yapmak istedikleri değişimlere neden olan, imkan sağlayan ya da engel olan mekansal faktörleri araştırdık.

Diğer işleri buradan inceleyebileceğiniz “Evin Halleri” atölye dizisine bizi de davet eden Nevzat Sayın’a, her zaman olduğu gibi birlikte verimli bir şekilde çalıştığımız Kerem Erginoğlu’na ve tüm atölye katılımcılarına teşekkür ederiz.

2018’de başladığımız konut meselesi hakkındaki röportaj serimizin devamı olarak bu atölye kapsamında yaptığımız Öncül Kırlangıç ve Nevzat Sayın röportajları ile atölye sonu gerçekleştirilen sunumları aşağıdaki bağlantılardan izleyebilirsiniz.

4-21 Ağustos 2020 tarihleri arasında üç başlık altında gerçekleşen “Uçsuz Bucaksız Azınlık 2” atölyesindeki her biri çalışma hakkındaki yazıları ise aşağıda okuyabilirsiniz:

Konut ve Yeni Olasılıklar

Konut, hem yuva gibi basit bir kavramla ele alınabilirken hem de mahalleler, şehirler ya da kolektif mekanlar üretebilir; bir gevşeme ve içsellik mekanını; akılsallık ve düşünsellik alanını*, kira ödediğimiz dört duvarı, bitişik nizamla sokak yaratmış beton blokları, mevsimsel göç yerlerimizi, parktaki bir bankı, zorla tahliye edildiğimiz mekanları, çitlerle çevrili yüksek yapıları, tek katlı tuğla bir binayı ve daha fazlasını ifade edebilir.

Koronavirüs pandemisi süresince yapılan ‘evde kal’ çağrıları yaşam  standartları düşük konutların ne kadar normalleşmiş olduğunu görünür kıldı. Yönetimlerin ürettiği yönetmelik standartları içinde, katılımcı yaklaşımdan uzak, sosyal ayrışmayı pekiştiren, pahalılık ve niteliğin ters orantıda olduğu barınma modelleri ise bizleri yaşadığımız yerleri sorgulamak için kışkırtmaya devam etmekte:

Bu motivasyonla; Evin Halleri atölye serisi kapsamında gerçekleştirilen “Uçsuz Bucaksız Azınlık 2” atölyesinin alt çalışmalarından biri olan “Konut ve Yeni Olasılıklar” grubunda 12 kişi ile mevcut konut yapım ve kullanım ilişkileri irdelenip, yeni yöntem ve ihtimal kurguları üzerine düşünüldü.

Mekansal üretimin ana aktörlerinden olan tasarımcılar, yönetim birimleri ve kullanıcıların birlikte yeni olasılık arayışlarını gündeme getirmesi ve alternatifler üretmesi söz konusu olabilir mi sorusundan yola çıkarak kurgulanan atölyede; katılımcılarla olasılık alternatifleri üzerinden çalışılırken bir yandan da bu alternatiflerin gerçekleşme ihtimallerini etkileyen unsurlar deşifre edildi.

Bu unsurlardan biri olan konut kullanıcısı; sınıflara bölünmüş, kategorize edilmiş, tektipleştirilmiş aile terimi üzerinden tanımlanmaktansa heteronormatif algıları yıkma motivasyonuyla sistem tipolojisi terimi ile ele alındı. Ara sistemlerin de mümkün olduğu, sadece geniş-çekirdek veya ataerkil-anaerkil diye bölündüğünde sistemin ve ev kullanımının indirgenerek sınırlandırıldığı ve kullanıcının isteklerine esnek olasılıklar ile cevap veremediği gözlemlendi.

Atölye süresince yönetimlerin, konut üretimine etkisini ve kurgulanan olasılıklarla kurulabilecek ilişkisini analiz edebilmek amacıyla ‘Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’ incelendi. İmkan sınırlarının, en ortak gelecek vizyonunu bile ütopya sınıfında konumlandırması durumu; yönetmeliğin tanımlar bölümünün tümüyle değiştirilmesi ve yeni bir terminoloji oluşturulması, bazı maddelerin ise kaldırılması önerilerini üretti.

Sistem, yönetim ve tasarlayan aktörler perspektifinden olasılık alternatiflerinin incelenmesi; başka bir etki unsuru olan yetki motifleri konusunu üretti. Mevcut durumda, hangi olasılık alternatiflerinde kimin daha çok ve nasıl sorumluluk sahibi olduğu konusunda tartışma yürütüldü. Sonuç olarak ele alınan tüm olasılıkların hangi aktörün/aktörlerin yetkisi bağlamında olduğu analiz edildi.

Atölyede üretilen olasılık alternatifleri bir yandan tüm bu unsurla ele alınırken bir yandan da aidiyet kavramı üzerinden oluşturulan ‘güvenlik alanları’ kapsamında tartışıldı. Konutun yeni olasılıkları; ev (G0), apartman (G1), sokak (G2), mahalle (G3), semt (G4) ve ilçe (G5) ölçeklerinde ayrı istek, hak ve esneklik talepleriyle ele alındı. Ağırlıklı olarak; doğal ışık, temiz hava, yeşil alan, ortak mekan, esneklik, oyun ve ortak sorumluluk hakları üzerinden yeni ihtimallerin konuşulduğu atölyenin çıktılarına üretilen bu kitapçıktan ulaşabilirsiniz.

Atölye katılımcıları: Altıner Yıldırım, Cansu Dinç, Çiğdem Güler, Eda Bozkurt, Elçin Can, Furkan Bora Kılıç, Kerim Yorgunlar, Merve Macit, Rümeysa Oral, Setenay Kamazoğlu, Sidar Alışık

 

 

 

Konut ve Kişiselleştirme

Konut ve kişiselleştirme atölyesi kurgulanırken dernek içi tartışmalarda, pandeminin gündelik yaşamdaki etkilerini, gündelik yaşam içerisinde sürekli etkileşim kurulan ancak önemi kavranmayan nesneler üzerinden okumayı merkeze alan yaklaşım önemsendi. Ev içinde değişen koşulları ve davranışları nesneler aracılığıyla yeniden yorumlamanın ve yeni yaratılan koşulların keşfinin odağa alındığı bir çalışmanın strüktürü üzerine yoğunlaşıldı.

Bu süreçte konuta üç ölçekte bakılabileceğine dair bir yaklaşım geliştirildi. İlki konut içi kullanım ve nesne ilişkisi; ikincisi kamusal ve özel alanda bir ara mekân olarak işlev gören, zaman zaman “sahne”leşen balkon ve nesne kullanımı; üçüncüsü konut içi kullanımın nesne özelinde sokağa taşma biçimleri üzerinden yapılan okumalarla kullanıcılar tarafından yapılan sınır manipülasonları ve / veya sınır yaratımları ile konuta yeniden bakma olarak belirlendi. Bu üç ölçek / yaklaşım için çeşitli kaynaklar referans olarak ele alındı; örnek bir alanda sokak kotundan okuma üzerine veri toplama özelinde denemeler gerçekleşti.

Atölyenin başlangıcından itibaren kişiselleştirme ve nesnelerle kurulan yeniden ilişkilerin merkeze alındığı tartışmalarda, özellikle karantina döneminde tüm ev sakinlerinin bir arada bulunması dolayısıyla oda kullanımının önem kazandığı görüldü ve genel çerçevedeki ölçek buna göre tekrar şekillendi. İlkinin oda içi kullanım ve nesneler ile dönüşümü, ikincisinin odadan ortak alanlara taşma, üçüncüsünün balkon kullanımı olarak ele alındığını söylemek mümkün.

Pandemi ve genel ruh hallerinin, ev içi kullanım üzerine etkisi ele alınırken “uğraş” veya “iş”e göre şekillenen ev; kendi evin bile olsa kendine ait bir yer oluşturma ihtiyacı; nesnelerle ve nesneler üzerinden kurulan yeni bağlar dikkate alınarak kullanıcıya göre dönüşen odalar üzerine çeşitli çıkarımlar yapıldı. Bu çıkarımlar yapılırken “hack” ve “işgal” kavramlarına odaklanıldı. Hack daha çok nesne ölçeğinde değerlendirilirken; işgal daha çok mekânsal durumları açmak için kullanıldı. Ancak iki kavramın kesiştiği noktalara da dikkat çekildi. Örneğin yemek masasının belli zaman aralıklarında çalışma masasına dönüştürülmesi gibi durumların anlatımında hem hack hem de işgal kavramları kullanıldı. “Hackleme” biçimlerine farklı yaklaşımlar geliştirildi. Nesnelerin dönüşümü, mekânların zamanlara bölünmesi, sınır yaratımı, sınır manipülasyonu, zaman ve dönüşümün kademelenmesi üzerinden nesneleri hackleme biçimlerine bakıldı. Hackleme biçimleri “taktiksel kullanım” çerçevesi içinde yeniden değerlendirildi.

İlk toplantılardan itibaren belirlenen çerçeve içinde ortaya konan tespitler ve bunların dökümü için sözlük, rehber, atlas ve çizelge gibi üretimler eş zamanlı olarak tartışmalara dahil edildi. Bu olası üretimlerde öne çıkan durum, ayrı ayrı olan üretimlerin bir araya geldiğinde bir bütün oluşturma yaklaşımını beraberinde getirmesiydi. Bunun sonucunda ortaklık ve ayrışmaların nasıl olacağı ve nasıl aktarılacağı konusu tekrar odağa alındı ve yukarıda bahsedilen değerlendirmelerin hikayeleştirilmesi ve atölyedeki kişisel hikayelere farklı hikayelerin dahil edilerek bir hibritleşmeye gidilmesi yönünde ilerlendi. Farklı hikayeleri bu anlatıma dahil edebilmek adına iki soru üzerinde çalışıldı ve bir hikaye matrisi oluşturuldu. Bu hikaye matrisinin altlık oluşturacağı bir oyun kurgusu üzerine konuşuldu ve bu doğrultuda üretime başlandı. Hazırlanan kartlarının çıktısının da alındığı “Ev İşgal Kılavuzu” adlı oyunun kitapçığına buradan ulaşabilirsiniz.

Atölye katılımcıları: Ayşenur Onaran, Ceylin Karakaya, Ecem Arslanay, Eda Ünerden, Emre Taner, İlke Zeyfeoğlu, İrem Alpargun, Naz Derin Şahin, Pare Büşra Aydın, Sarper Takkeci, Sıla Avar, Zinet Kaplan

Geçici Toplu Yerleşimler

Göçmenler, mevsimlik işçiler gibi grupların geçici toplu yaşama mekanlarının kurulumunun ve kullanımının araştırılmasını hedeflemiş olan “Geçici Toplu Yerleşimler” atölyesi, Uçsuz Bucaksız Azınlık’ın ana teması olan birlikte yaşam pratikleriyle ilişkili konutlar meselesini kendi araştırma konuları açısından irdelerken, Evin Halleri dizisinin düşünmeye davet ettiği pandemi zamanı konut meselesini de ele almıştır.

Atölye içerisinde açık çağrıya yanıt veren katılımcılar ve dernek üyelerinden oluşan 11 kişilik bir grupla 17 gün içerisinde 8 çevrim içi buluşma ve 1 final sunumu gerçekleştirildi. İlk buluşmalardan itibaren geçicilik ve barınma konusunu üzerine tartışmalar, farklı yerlerde yaşayan katılımcıların, kendi mevcut ya da geçmiş tecrübelerinden yola çıkarak mevsimlik tarım işçilerin, göçmenlerin, sağlık çalışanlarının ve afetzedelerin barınma ve çalışma koşullarını aktarması ile gelişti. Mevsimlik tarım işçileri konusu Türkiye genelinde mevsimlik tarım işçiliğine genel bir bakıştan, Balıkesir, Manisa ve Edirne’deki Romanların geçicilik ile kalıcılık arasında gidip gelen yaşantı ve çalışma koşulları, Giresun’daki fındık işçilerinin geçici barınma mekanlarına doğru özelleşen örnekler ile ele alındı. Evsizler için İsviçre Lozan’daki bir yapıda tek gecelik konaklama imkanı, göçmenlerin Fransa Rennes’de salgın dolayısıyla işgal edilen atıl bir yapıdaki konaklama biçimleri ile sağlık çalışanlarının İstanbul’da bir otel ve yurt binasındaki misafirlikleri, barınma ile mekanın kişiselleştirilmesi arasındaki ilişkileri tartışan örnekler oldu. Elazığ depremi sonrasında yapılan geçici afet yerleşimlerine yerleştirilen afetzedelerin yaşantı tercihleri ve diğer tüm örneklerdeki yaşam imkan ve imkansızlıkları, geçici yerleşimler için olası bireysel-toplu, taşınabilir ya da sistem altyapısı kuran mekansal önerilerin geliştirilmesi için veriler sağladı. Tüm bu örnekleri belgeleme ve öneriler geliştirme sürecinde Kerem Erginoğlu da süreç boyunca yorumları ile tartışmalara ve üretimlerin geliştirilmesine katkı koydu.

Burada yer alan araştırmalar ve öneriler kısa bir süre içerisinde kişisel aktarımların toplu olarak tartışılması ile ortaya çıkmış ve tamamlanmış olma iddiasında olmayan, aksine geleceğe dönük araştırma ve öneriler için altlık olması, ilham vermesi hedeflenen çalışmalardır. Herkes İçin Mimarlık Derneği ve atölye katılımcıları bu araştırma ve önerilere devam etme niyetindedir, dahil olmak isteyenleri her zaman beklemektedir.

Geçici Toplu Yerleşimler atölyesinin hazırladığı kitapçığa buradan ulaşabilirsiniz.

Geçici Toplu Yerleşimler hakkındaki katılımcı yazılarına ise buradan ulaşabilirsiniz.

Atölye katılımcıları: Berra Nur Bay, Büge Yaman, Emrah Güllüoğlu, Emre Gündoğdu, İrem Yaşar, Miray Türkoğlu, Rahime Göktürk, Ronay Barış Civas, Tayfun Parlak, Tunç Alp Kasım, Zeynep Seda Atlı

Videolar

youtube video
youtube video
youtube video